BLOG
Dijital Dünyada Yaratıcılığın Sınırı Yoktur!
GERİ DÖN
Müzik Sektörü ve Dijital Pazarlama İlişkisi
Müzik Sektörü ve Dijital Pazarlama İlişkisi

Müzik sektörü dijital çağaen hızlı ve radikal şekilde uyum sağlayan belli başlı sektörlerden biri.

Geçen on seneye bakarsak eğer; dijital çağın günlük yaşamımıza hızlı bir giriş yapmasına şahit olduk. Dijital Medya Ajanslarının etkisi de çok büyük bu konuda. Sürekli yeniliklerin olduğu dünyada; finans sektöründen eğlenceye, ulaşımdan eğitime neredeyse tüm sektörlerin de bu yeni düzene alışması gerekiyordu. Dolayısıyla kullanıcılar markalardan isteklerini bu yeniliklere göre biçimlendirmekte kararlı oldular.

Dijital pazarlamanın artan popülerliği müzik sektörünü değiştirdiği kadar; müzik sektörünün de dijital pazarlamayı biçimlendiren baş olgulardan biri olduğu çok açık.

Akıllı cihazlarla sıkça müzik dinlediğiniz mobil uygulamalara bakarsanız, hepsinin sizden sürekli olarak online olmanızı istediğini görürsünüz. Fakat bu isteğin karşılığında onlar da size istediğiniz her an dünyanın her yerindeki tüm müziklerinin sadece saniyeler içinde telefonunuzda olacağını garanti ediyorlar.

İşte müzik endüstrisinin dijital pazarlamayı somut bir biçimde etkilediğini kanıtlayacak ilk örneğimiz: Müzik dinlemek için internette daha çok zaman geçiren milyonlarca insan. Müzik mobil uygulamalarını üretmek, geliştirmek ve tanıtmak dijital medya ajansı olmanın en bilinir işlerinden biridir.

Müzik sektörü ve dijital pazarlama arasındaki ilişkiyi daha güzel bir şekilde anlamak için biraz daha geriye gidelim. Her şey, yenilik yaratma (inovasyon) denildiğinde akla ilk gelen isim olan Apple’ın dünyaya iPod’u ve sonrasında iTunes’u sunmasıyla başladı.

‘Cebinizde 1000 şarkı’ sloganı bazılarınıza çok tanıdık gelebilir. Eski zamanlarda her AVM’de rastladığımız şimdi ise belki belli başlı büyük mağazaların az popüler rafları ile sınırlı kalan kaset ve müzik dağıtım şirketleri için ilk uyarı da aslına bakarsak 2001 yılında Apple sayesinde gelmiş oldu.

Kaset ya da CD almaya alışan tüketiciler için tüm bir albümdense şarkıları satın almaya başlamak da alışılmadık bir kolaylık getiriyordu. Fakat hızla sıkılan yeni jenerasyon daha sonra ‘streaming’ ile tanıştı. Bu sayede artık kullanıcılar tek tek her şarkıya değil, bir servise aylık ya da yıllık abonelikler satın alarak dünyadaki her şarkıya ulaşabiliyorlardı.

Streaming, kaset ve CD’lerin sonunu getirerek müzik sektörünü de neredeyse tamamen dijital bir sektöre dönüştürdü. Bu değişim ile birlikte, artık müzik pazarlaması da sadece dijital üzerine yoğunlaştı. İşte bu da müzik sektörünün dijital pazarlamayı doğrudan etkilediği ikinci adım oldu.

Hayranlarını artırmak isteyen sanatçılar eski zamanlarda bunun için TV/Radyo programları veya Açık hava reklamcılığına gereksinim duyarken şimdi FacebookTwitter ve Instagram olmak üzere çeşitli sosyal medya mecralarından şarkılarını yüzbinlerce kişiyle paylaşabiliyorlar. Daha sonrasında heyecanlı hayranların ‘paylaş’ butonuna sıkça başvurması ile de her yeni şarkının dakikalar içicinde milyonlar tarafından dinlenme ihtimali doğuyor.

Bu tabii ki sanatçılar için olduğu kadar pazarlama şirketleri ve dijital medya ajansları için de rekabeti artıran bir durum oldu.

Müzik sektörü odaklı; sosyal medya pazarlaması alanında birkaç tavsiye verelim;

• Marka elçilerinin yani Dijital Medya Ajanslarının ve Pazarlama Şirketlerinin, markanızı duyurmakta önemini sakın basite indirgemeyin.

• Sanatçıların artık yeni albüm ilanlarını sosyal medya mecraları üzerinden yapıyor olduğu gibi siz de markanızın yeni kampanya veya yeni ürün duyurularını sosyal medya üzerinden yapmanın daha fazla bir kitleye erişmenizi sağlayacağını bilip, buna göre dijital pazarlama planlarınızı oluşturun.

• Kullanıcıların anından değişebilen istekleri olduğundan dolayı, güncel istek ve taleplerini iyi araştırmalısınız. Bu sayede her daim bir adım önde olursunuz.